MERHABA

2000’lerin ortalarıydı… Büyük ekonomik krizi atlatmış olan Türkiye’de, ekonomik ve mekansal anlamda köktenci bir değişim ve dönüşüm hareketinin gerekliliği kaçınılmaz olarak zihinlerde yer etmeye başlamıştı. Bu eksende, 2004 yerel seçimlerinin hemen akabinde ‘Kentsel Dönüşüm’ kavramı, gündemimize hızlı bir şekilde girdi. İlk dönem Kentsel Dönüşüm algımız, özellikle Marmara Depremi etkisiyle, ‘insanları deprem korkusuyla sağlıksız yapılardan sağlam inşa edilmiş bölgelere taşımak’ ile sınırlıydı. Kurumsal ve idari anlamda bu ilk dönemin tespit edilen ihtiyaçlarına ivedilikle çözüm aranırken, bu minvalde gösterilen ‘Kentsel Dönüşümün ülkemiz, şehrimiz, ilçemiz hatta her bir proje alanı ve yapı boyutunda tanımlanması’ çabasından mülhem uygulamalar, hukuki ve ekonomik altyapı, teknik bilgi-birikim hususlarında ciddi bir tecrübe gerektiğine dair bilincin oluşması adına öğretici bir süreç oldu. Bunun yanında kent mekanında var olan sorunları çözmek adına özellikle, kurumsallıktan uzak, münferiden gerçekleştirilen parçacıl uygulamalar, ülkemizi önümüzdeki yıllarda eleştirebileceğimiz çok sayıda yapı ve yapı

grubuyla karşı karşıya bırakırken, ciddi zaman, enerji ve para kaybına uğrattığı gibi olumsuz örnekliğiyle tecrübe alanımızı da genişletti. Nihai olarak tüm bu uygulamaların sonucunda, yapılan bazı hukuki düzenlemelerin de katkısıyla Türkiye’de Kentsel Dönüşümün alanına giren soruların hemen hepsinin cevapları bulunmuştur. Ülkemizde yaşadığımız şehircilik sorunlarının modern dünya ölçeğinde kıyaslanamayacak ölçüde fazla olması, bizi gelişmiş Avrupa şehirlerinin çok ötesinde bir Kentsel Dönüşüm tecrübesine ulaştırmıştır. Artık Türkiye’de Kentsel Dönüşümü doğru şekilde gerçekleştirebilme noktasında gerekli hukuki alt yapı, teknik bilgi-birikim, ekonomi ve bilinçli idarecilere sahibiz. Geriye bir tek toplumsal beklentileri yerinde ve doğru okuyarak muhataplarda Kentsel Dönüşüme güveni tesis etmek kalıyor. Bunun yolu da insanlarla doğrudan kurulacak samimi ilişkiler ve proje süreçlerinin sağlıklı bir şekilde aktarılmasından, doğru rehberlik ile uygulamacıyla diğer paydaşların arasındaki bütünlüğün sağlanmasından geçiyor. Kentsel Dönüşümün, kimi çıkarcı çevrelerce sanıldığının aksine, bireysel zenginleşmenin

çok ötesinde orta-uzun vadede toplumun sosyo-kültürel ve ekonomik anlamda zenginleşmesi anlamına geldiğinin bilincine varılması, sürecin başarı ile nihayetlenmesinde vazgeçilmez bir yerde duruyor. Ülkemizde akademik düzeyde kentsel dönüşümün birçok teknik tanımı yapılmaktadır ancak bizce en makul olanı; ‘Kentsel Dönüşümün’ temelde bir ‘uzlaşma’ olduğu tespitidir. Uzlaşma iki boyutludur; birincisi tüm paydaşların, proje üzerinde mutabakat sağlaması, ikincisi ise içinden çıkılmaz hale getirdiğimiz şehirlerimizle yapacağımız uzlaşmadır. Bir evin yuvaya dönüşmesi gibi, geleneği, ruhu, aidiyet duyguları yitirilmiş, salt bir ekonomik model haline dönüşmüş olan kentleri her şeyiyle bize ait olan, bizimle yaşayan, ‘biz’e dahil şehirlere dönüştürmek, tüm boyutlarıyla uzlaşmayı gerektiriyor. Sürecin ve söz konusu uzlaşmanın sağlanmasında Türkiye ve dünya ölçeğindeki en büyük aktörlerinden biri, uluslararası dereceleme kuruluşlarından her yıI A++ not alan Başbakanlık Toplu Konut İdaresi’dir. 2002 yılından bugüne inşa edilen

720.000 konutla önemli bir başarı hikayesi ortaya çıkaran kurum,  şehirlerimizi yeniden inşa etmek üzere sosyal ve kültürel derinlikli yaklaşımıyla, geleneksel değerleri referans alarak yeni projelere imza atmakta ve halkımızın çok önemli bir bölümünün güvenini kazanmış durumdadır. GEDAŞ olarak biz; TOKi’nin bir iştiraki olmaktan gurur duyuyoruz. Birincil hassasiyeti TOKi’nin hizmetlerini en hızlı şekilde vatandaşlarımıza ulaştırmak olan şirketimiz, 20 yıldan fazla tecrübesiyle, Zemin Etüdü, Plan-Proje Tasarım, Fizibilite, Gayrimenkul Değerleme, Riskli Yapı Tespit işlevlerindeki kabiliyetiyle bir Kentsel Dönüşüm projesinde kazma vurulmadan önce yapılacak mutfak çalışmasını devlet ciddiyetiyle, özel şirket pratikliğinde en güvenilir şekilde yapmakta ve bütün bu özellikleriyle paydaşlarıyla uzlaşmayı en makul ve kolay şekilde tesis edebilmektedir. Sizleri de güven temelli, hızlı ve doğru projeleri gerçekleştirmek için GEDAŞ’la çalışmaya davet ediyoruz…

ad

“KENTSEL DÖNÜŞÜM BİR UZLAŞMADIR”

  • Sayısal Halihazır Haritaların Yapımı
  • İmar Planına Esas Jeolojik ve Jeoteknik Etüt Raporlarının Yapımı
  • Halihazır Durumun Tespitinin ve Analizinin Yapılması
  • Sosyo-ekonomik Yapı ve Beklentilere Yönelik Anket Çalışmalarının Yapılması
  • Hak Sahiplerine Ait Taşınmaz Malların Kıymet Takdir Raporlarının Hazırlanması
  • Mimari Avan Projelerinin Hazırlanması
  • Kentsel Tasarım Projelerinin Hazırlanması
  • Fizibilite ve Modelleme Çalışmalarının Yapılması
  • Üç Boyutlu Görsel Dökümanların – Tanıtım Broşürlerinin Hazırlanması
  • Muvafakat Senetlerinin Hazırlanması ve Hak Sahipleri ile Uzlaşma Görüşmelerinin Yapılması
  • İmar Planı Yapımı / Revizyonu
  • Tapu Devir İşlemlerinin Yapılması / Kamulaştırma Dosyalarının Hazırlanması
  • İmar Uygulamasının Yapılması konularında hizmet vermekteyiz.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARINDA HAVA ÇEKİMLERİ
Profesyonel ekip ve ekipmanlarla sağladığımız hava çekimleri, proje alanına daha hakim bir gözle bakma imkanı vermekte ve kentsel dönüşüm sürecine büyük katkı sağlamaktadır. Verilen bu hizmet tüm proje çalışmalarımız ile eş zamanlı sürdürülmektedir. Proje alanının mevcut durumu ile çalışma sonucunda ortaya çıkacak yeni projenin 3 boyutlu modellenmiş halinin aynı anda görülmesine imkan sağlamaktadır

KENTSEL DÖNÜŞÜM OTOMASYONU VE COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ (CBS)
Kentsel dönüşüm alanına ait veriler CBS tabanlı Kentsel Dönüşüm Otomasyonu ile raporlanmakta ve analiz edilmektedir